İçeriğe geç

Türkiye Üniversitelerinde Web of Science Yayın Üretimi: 2024’ten 2025’e Belge Sayısında Ne Değişti?

Türkiye’deki üniversitelerin araştırma performansı konuşulurken sıklıkla üniversitelerin kaç yayın ürettiğine bakılıyor. Bu, araştırma kapasitesinin görünür göstergelerinden biri. Ancak tek bir yılın sıralamasından ziyade, bir yıldan diğerine ne yönde ve ne ölçüde değişim gerçekleştiğine bakmak farklı bir perspektif sunuyor.

Bu çalışmada Türkiye’deki üniversitelerin 2024 ve 2025 yıllarındaki Web of Science belge sayılarını karşılaştırdık.

Amaç, üniversiteleri tek bir “başarı sıralaması” içinde değerlendirmek değil. Bunun yerine iki temel soruya yanıt aradık:

  • 2024’ten 2025’e Türkiye üniversitelerinin toplam Web of Science belge üretimi ne kadar değişti?
  • Hangi üniversiteler belge üretimindeki artışla öne çıktı?

Analiz, devlet ve vakıf üniversitelerini ayrı ayrı ele alıyor. Böylece hem Türkiye genelindeki değişimi hem de üniversite grupları arasındaki farklılaşmayı görmek mümkün oluyor.

Türkiye üniversitelerinin toplam belge üretimi %23,1 arttı

Analiz kapsamında 128 devlet üniversitesi ve 73 vakıf üniversitesi olmak üzere toplam 201 üniversitenin 2024 ve 2025 belge sayıları karşılaştırıldı.

2024 yılında bu üniversitelerin Web of Science kapsamındaki toplam belge sayısı:

108.811

iken, 2025 yılında:

133.957

oldu.

Bir yıl içinde toplam:

25.146 belge

artışı gerçekleşti.

Bu da toplam belge üretiminde %23,1’lik bir artış anlamına geliyor.

Başka bir ifadeyle, veri setinde yer alan üniversitelerin 2025 yılındaki toplam Web of Science belge üretimi, 2024 yılına göre yaklaşık dörtte bir oranında daha yüksek.

Bu artışın hangi üniversitelerden kaynaklandığına baktığımızda ise oldukça farklı ölçeklerde kurumların öne çıktığını görüyoruz.

Devlet üniversitelerinde belge üretimi %23,5 arttı

128 devlet üniversitesinin toplam Web of Science belge sayısı 2024 yılında:

89.920

iken, 2025 yılında:

111.016

oldu.

Devlet üniversitelerinde bir yıllık artış:

21.096 belge

olarak gerçekleşti.

Bu, %23,5’lik bir artış anlamına geliyor.

Devlet üniversitelerindeki artışın Türkiye genelindeki toplam artışa önemli bir katkı yaptığı görülüyor. Bunun temel nedeni elbette devlet üniversitelerinin toplam araştırma ve akademik kapasite açısından daha büyük bir paya sahip olması.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, bu toplamın çok farklı ölçeklerdeki üniversitelerin üretimlerinin bir araya getirilmesiyle oluşması.

Örneğin birkaç bin belge üreten büyük araştırma üniversiteleri ile birkaç yüz belge üreten daha küçük üniversitelerin aynı toplam içerisinde yer alması, üniversite bazındaki değişimi ayrıca incelemeyi gerekli kılıyor.

Vakıf üniversitelerinde artış %21,4

73 vakıf üniversitesinin toplam Web of Science belge sayısı ise 2024 yılında:

18.891

iken 2025 yılında:

22.941

oldu.

Bir yıllık artış:

4.050 belge

ve oransal olarak %21,4 düzeyinde.

Dolayısıyla hem devlet hem de vakıf üniversitelerinde 2024’ten 2025’e belirgin bir artış görülüyor.

Devlet üniversitelerinin toplam belge hacmi daha yüksek olmakla birlikte, vakıf üniversitelerinin de toplam üretimdeki artışa önemli bir katkı yaptığı görülüyor.

Burada önemli bir ayrıntı daha var: Toplam üretim hacmi ile değişim oranı aynı şey değil.

Devlet üniversiteleri 21.096 belge daha üretirken vakıf üniversitelerindeki artış 4.050 belge. Ancak her iki grupta da yıllık artış oranı birbirine oldukça yakın.

Bu nedenle yalnızca toplam belge sayısına bakarak yapılan karşılaştırmalar, değişimin büyüklüğünü tam olarak göstermeyebilir.

2025 yılında en fazla Web of Science belgesi üreten devlet üniversiteleri

2025 yılı belge sayılarına bakıldığında devlet üniversiteleri arasında en yüksek üretime sahip kurumlar dikkat çekici ölçüde büyük araştırma üniversitelerinden oluşuyor.

Listenin ilk sıralarında:

  1. Sağlık Bilimleri Üniversitesi — 5.053 belge
  2. Hacettepe Üniversitesi — 4.224 belge
  3. Ankara Üniversitesi — 3.473 belge
  4. İstanbul Üniversitesi — 3.273 belge
  5. Gazi Üniversitesi — 3.099 belge
  6. İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi — 2.725 belge
  7. Ege Üniversitesi — 2.683 belge
  8. Marmara Üniversitesi — 2.534 belge
  9. İstanbul Teknik Üniversitesi — 2.497 belge
  10. Atatürk Üniversitesi — 2.444 belge

yer alıyor.

Bu sıralama, Türkiye’deki yüksek araştırma hacmine sahip üniversitelerin Web of Science üretimindeki ağırlığını ortaya koyuyor.

Ancak 2025 sıralamasını yalnızca “kim daha fazla belge üretti?” sorusuyla okumak yeterli değil.

Çünkü daha ilginç bir soru var:

2024’ten 2025’e kim ne kadar ilerledi?

Belge sayısını en fazla artıran devlet üniversiteleri

2024–2025 arasındaki mutlak belge artışı dikkate alındığında ilk sıralarda farklı bir tablo ortaya çıkıyor.

Devlet üniversiteleri arasında en yüksek artış:

Sağlık Bilimleri Üniversitesi

tarafından gerçekleştirildi.

Üniversitenin belge sayısı:

2024: 3.755 → 2025: 5.053

oldu.

Böylece bir yılda:

+1.298 belge

artışı gerçekleşti.

Bu, devlet üniversiteleri arasındaki en yüksek mutlak artış.

İkinci sırada Ankara Üniversitesi bulunuyor:

2.788 → 3.473

Ankara Üniversitesi’nin artışı:

+685 belge.

Üçüncü sıradaki Hacettepe Üniversitesi ise:

3.555 → 4.224

belgeye yükseldi ve:

+669 belge

artış gösterdi.

Bunları:

  • İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi: +497
  • Atatürk Üniversitesi: +486
  • İstanbul Üniversitesi: +459
  • Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi: +438
  • Kocaeli Üniversitesi: +417
  • Marmara Üniversitesi: +413
  • Ondokuz Mayıs Üniversitesi: +408

izliyor.

Burada özellikle dikkat çeken noktalardan biri, artışın yalnızca Türkiye’nin en büyük üniversiteleriyle sınırlı olmaması.

Örneğin Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, 889 belgeden 1.327 belgeye çıkarak bir yılda 438 belge daha üretmiş.

Bu artış, üniversitenin 2024 üretimine kıyasla yaklaşık %49,3’lük bir büyümeye karşılık geliyor.

Dolayısıyla mutlak artış ile oransal artış birlikte değerlendirildiğinde daha farklı bir tablo ortaya çıkıyor.

Vakıf üniversitelerinde kimler öne çıkıyor?

Vakıf üniversitelerinde 2024–2025 dönemindeki en yüksek mutlak belge artışı Biruni Üniversitesinde gerçekleşti.

Biruni Üniversitesi’nin belge sayısı:

641 → 1.018

oldu.

Bir yılda:

+377 belge

artışı gerçekleşti.

Bu aynı zamanda yaklaşık %58,8’lik bir artış anlamına geliyor.

İkinci sırada İstanbul Medipol Üniversitesi bulunuyor:

1.015 → 1.386

Artış:

+371 belge.

Üçüncü sıradaki İstinye Üniversitesi:

1.428 → 1.701

belgeye yükseldi ve 273 belge artışı gösterdi.

Bunu:

  • Acıbadem Üniversitesi: +255
  • Doğuş Üniversitesi: +199
  • İstanbul Aydın Üniversitesi: +188
  • İstanbul Atlas Üniversitesi: +151
  • Beykent Üniversitesi: +118
  • Üsküdar Üniversitesi: +117
  • İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi: +113

izliyor.

Burada Doğuş Üniversitesi ayrıca dikkat çekici bir örnek.

Üniversitenin belge sayısı 2024 yılında 130 iken 2025 yılında 329 olmuş.

Mutlak artış 199 belge olsa da bu, bir önceki yıla göre yaklaşık %153’lük bir artış anlamına geliyor.

Dolayısıyla “en fazla belge artıran” ile “en hızlı büyüyen” üniversiteler aynı olmayabiliyor.

Mutlak artış ile oransal artış neden farklı şeyler söylüyor?

Bu veri setinin önemli sonuçlarından biri, değişimi değerlendirirken mutlak sayı ile yüzde değişimin birbirinden ayrılması gerektiğini göstermesi.

Örneğin Sağlık Bilimleri Üniversitesi 1.298 belge artışıyla devlet üniversiteleri arasında ilk sırada.

Buna karşılık daha küçük bir üniversite olan Doğuş Üniversitesi’nin artışı 199 belge.

Ham sayıya bakıldığında iki üniversite arasında oldukça büyük bir fark var.

Ancak oransal olarak bakıldığında:

Sağlık Bilimleri Üniversitesi: +%34,6

Doğuş Üniversitesi: +%153,1

sonucu ortaya çıkıyor.

Bu iki gösterge birbirinin alternatifi değil; farklı sorulara cevap veriyor.

Mutlak değişim, araştırma üretimindeki ek belge hacmini gösteriyor.

Yüzde değişim ise üniversitenin mevcut üretim düzeyine göre ne ölçüde büyüdüğünü gösteriyor.

Bu nedenle bir üniversitenin araştırma üretimindeki değişimi değerlendirirken iki göstergenin birlikte incelenmesi daha sağlıklı.

2024’ten 2025’e herkesin üretimi artmadı

Türkiye genelindeki toplam artış, bütün üniversitelerin belge sayılarının arttığı anlamına gelmiyor.

Veri setindeki 201 üniversitenin:

  • 185’inde belge sayısı arttı,
  • 15’inde belge sayısı azaldı,
  • 1 üniversitede ise değişim olmadı.

Dolayısıyla genel eğilim güçlü biçimde yukarı yönlü olsa da üniversitelerin tamamında aynı yönde bir değişim söz konusu değil.

Devlet üniversitelerinde 128 kurumun 125’inde artış, 3’ünde ise azalış görüldü.

Vakıf üniversitelerinde ise 73 kurumun 60’ında artış, 12’sinde azalış ve 1’inde değişim olmadı.

Bu dağılım, 2025 yılındaki toplam artışın geniş bir üniversite grubuna yayıldığını, ancak bazı kurumların bu genel eğilimin dışında kaldığını gösteriyor.

2025’te en yüksek üretim ile en yüksek artış aynı şey değil

Veri setine bakarken özellikle birbirinden ayrılması gereken üç farklı sıralama bulunuyor.

1. 2025 yılında en fazla belge üretenler

Bu sıralama üniversitelerin mevcut yayın hacmini gösteriyor.

Örneğin devlet üniversitelerinde Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi öne çıkıyor.

Vakıf üniversitelerinde ise Koç Üniversitesi, İstinye Üniversitesi ve İstanbul Medipol Üniversitesi ilk sıralarda.

2. 2024’ten 2025’e en fazla belge artıranlar

Bu sıralama mutlak değişimi gösteriyor.

Devlet üniversitelerinde Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi;

vakıf üniversitelerinde ise Biruni Üniversitesi, İstanbul Medipol Üniversitesi ve İstinye Üniversitesi öne çıkıyor.

3. 2024’ten 2025’e en yüksek oransal artışı gösterenler

Bu sıralama ise üniversitenin önceki üretim düzeyine göre büyüme hızını gösteriyor.

Özellikle daha düşük başlangıç değerine sahip üniversiteler bu sıralamada çok daha üst sıralara çıkabiliyor.

Bu nedenle tek bir sıralama üzerinden “en başarılı üniversiteler” şeklinde bir sonuç çıkarmak metodolojik olarak doğru olmaz.

Aynı veri seti, soruya bağlı olarak farklı üniversiteleri öne çıkarabilir.

Üniversitelerin araştırma performansını yalnızca belge sayısı üzerinden değerlendirmek mümkün mü?

Belge sayısı, araştırma üretiminin önemli bir göstergesi olmakla birlikte bilimsel etkinin veya yayın kalitesinin doğrudan ölçüsü değildir.

Bir üniversitenin daha fazla Web of Science belgesi üretmesi, yayınlarının daha fazla atıf aldığı veya daha yüksek bilimsel etkiye sahip olduğu anlamına gelmez.

Örneğin iki üniversitenin belge sayıları birbirine yakın olabilir; ancak bu yayınların:

  • aldığı atıf sayıları,
  • alanlarına göre normalize edilmiş atıf etkileri,
  • yüksek atıf alan yayın oranları,
  • yayınlandıkları dergilerin çeyreklik dağılımları,
  • uluslararası ortak yazarlık oranları,
  • araştırma alanlarındaki uzmanlaşma düzeyleri

birbirinden oldukça farklı olabilir. Zaman içinde bu konulardaki sorulara da yanıt aramaya devam edeceğiz.

Dolayısıyla bu çalışma üniversitelerin bilimsel kalitesini veya genel akademik başarısını sıralamayı amaçlamıyor.

Buradaki temel gösterge Web of Science belge üretimi.

Başka bir ifadeyle, bu analiz şu soruya cevap veriyor:

“Üniversitelerin Web of Science kapsamındaki belge üretimi 2024’ten 2025’e nasıl değişti?”

“Bilimsel etkileri ne kadar?” sorusunun cevabı ise farklı göstergeler gerektiriyor.

Neden yalnızca 2024 ve 2025?

İlk olarak, çalışmanın amacı yakın dönemli değişimi ortaya koymak ve 2024 → 2025 karşılaştırmasını mümkün olduğunca açık biçimde sunmak.

İkinci olarak, veri setindeki öğretim elemanı bilgileri 2024–2025 dönemine ilişkin olarak kullanılabildiğinden, daha eski yıllarla yapılacak karşılaştırmalar farklı bir metodolojik çerçeve gerektirecekti.

Bu nedenle çalışma bilinçli olarak iki yıllık döneme sınırlandırıldı.

Dolayısıyla buradaki sonuçları “üniversitelerin uzun dönemli yayın eğilimleri” olarak değil, 2024 ile 2025 arasındaki yıllık değişimin bir fotoğrafı olarak değerlendirmek daha doğru.

Veri nasıl oluşturuldu?

Çalışmada üniversitelerin 2024 ve 2025 yıllarındaki Web of Science belge sayıları Clarivate InCites verilerinden 19.08.2026 tarihinde alınmıştır.

Analizin temel değişkeni:

Web of Science belge sayısıdır.

Her üniversite için 2024 ve 2025 belge sayıları karşılaştırılmış ve iki temel değişken hesaplanmıştır:

Ham değişim (sayı)

2025 belge sayısı − 2024 belge sayısı

Ham değişim (%)

[(2025 belge sayısı − 2024 belge sayısı) / 2024 belge sayısı] × 100

Örneğin bir üniversitenin 2024 yılında 500, 2025 yılında 600 belgesi varsa:

  • Ham değişim = +100 belge
  • Ham değişim = %20

olarak hesaplanmıştır.

Bu iki gösterge, veri setinde üniversite bazında ayrı ayrı yer almaktadır.

Üniversiteler ayrıca devlet ve vakıf statülerine göre gruplandırılmıştır.

Bu çalışmada Kıbrıs’taki üniversiteler kapsam dışında tutulmuştur.

Veri setinde hangi üniversiteler yer alıyor?

Çalışmanın veri setinde toplam 201 üniversite bulunuyor:

  • 128 devlet üniversitesi
  • 73 vakıf üniversitesi

Üniversitelerin 2024 ve 2025 belge sayıları ile birlikte ham değişim değerleri veri setinde yer alıyor.

Ayrıca devlet ve vakıf üniversiteleri için ayrı sıralamalar oluşturuldu.

Bu nedenle okuyucu yalnızca bu yazıda öne çıkan üniversiteleri değil, veri setindeki tüm üniversitelerin 2024–2025 değişimini inceleyebilir.

Veri setini bu yazının altında ayrıca paylaşıyoruz.

Bu veriyi nasıl okumalıyız?

Bu çalışmadan çıkarılabilecek en temel sonuç, Türkiye üniversitelerinin Web of Science kapsamındaki toplam belge üretiminin 2024’ten 2025’e belirgin biçimde arttığıdır.

Toplam artış:

108.811 → 133.957

ve değişim:

+25.146 belge / +%23,1

olarak gerçekleşmiştir.

Devlet üniversitelerinde:

89.920 → 111.016

(+21.096 / +%23,5)

Vakıf üniversitelerinde ise:

18.891 → 22.941

(+4.050 / +%21,4)

artış gerçekleşmiştir.

Fakat bu genel artışın arkasında üniversiteler arasında oldukça farklı hareketler bulunmaktadır.

Bazı üniversiteler yüzlerce, hatta binin üzerinde ek belge üretirken, bazı üniversitelerde belge sayısı azalmıştır.

Bu nedenle Türkiye’nin üniversite araştırma üretimini anlamak için yalnızca toplam sayıya bakmak yerine, hangi kurumların bu artışı taşıdığına ve değişimin üniversiteler arasında nasıl dağıldığına bakmak gerekiyor.

Son söz

Üniversitelerin yayın üretimini karşılaştırırken “kaç yayın üretildi?” sorusu hâlâ önemli.

Ancak bu sorunun yanında en azından şu soruyu da sormak gerekiyor:

“Bir önceki yıla göre ne değişti?”

2024–2025 verileri, Türkiye üniversitelerinin Web of Science belge üretiminde güçlü bir yıllık artış olduğunu gösteriyor.

Fakat bu artış bütün üniversitelerde aynı ölçüde gerçekleşmiyor. Büyük araştırma üniversiteleri mutlak belge artışlarında öne çıkarken, daha küçük ölçekli bazı üniversiteler başlangıç değerlerine kıyasla çok daha yüksek büyüme oranlarına ulaşabiliyor.

Dolayısıyla üniversitelerin yayın üretimini değerlendirirken tek bir “en iyi” listesi yerine, mevcut üretim hacmi, mutlak değişim ve oransal değişim gibi farklı göstergeleri birbirinden ayırarak okumak daha anlamlı.

Bu çalışma yalnızca Web of Science belge sayısına odaklanıyor. Bir sonraki aşamada aynı üniversitelerin atıf etkisi, alan normalize edilmiş performansı, uluslararası ortak yazarlık ve yayın kalitesi gibi göstergeler üzerinden incelemeyi amaçlıyoruz. Sonuçlar, Türkiye yükseköğretim sistemindeki araştırma performansının daha kapsamlı biçimde değerlendirilmesine olanak sağlayacaktır.

Kaynak ve yöntem

Veri kaynağı: Clarivate InCites – Web of Science belge verileri.

Dönem: 2024–2025.

Kapsam: 128 devlet ve 73 vakıf olmak üzere toplam 201 Türkiye üniversitesi.

Temel gösterge: Web of Science belge sayısı.

Hesaplanan değişkenler: 2024 belge sayısı, 2025 belge sayısı, ham belge değişimi ve ham yüzde değişimi.

Kapsam dışı: Kıbrıs’taki üniversiteler.

Bu analiz bir üniversite kalite, başarı veya bilimsel etki sıralaması değildir. Bulgular yalnızca Web of Science kapsamındaki belge üretimi üzerinden değerlendirilmelidir.

Veri seti

Çalışmada kullanılan “Türkiye Üniversiteleri — Belge Sayısı Karşılaştırması (2024–2025)” veri seti, üniversite bazında 2024 ve 2025 belge sayılarını ve bu iki yıl arasındaki değişimi içermektedir. Veri seti, bu sayfada yer alan bulguların kontrol edilmesine ve üniversitelerin tamamının ayrı ayrı incelenmesine olanak sağlamaktadır. Veri setini buradan indirebilirsiniz: Universiteler_2024_2025_Analiz

Doç. Dr. Fatma Betül Kurnaz