Erasmus+ KA131 kapsamında 2025 ve 2026 dönemlerini karşılaştırdığımızda, toplam bütçedeki artıştan çok, bu artışın hareketlilik türleri arasındaki dağılımı dikkat çekiyor. 211 kurumun yer aldığı karşılaştırmada, kabul edilen hibe tutarları genel olarak yatay bir seyir izlerken bazı kalemlerde belirgin değişimler olduğu görülüyor.

Bu sonuçları yorumlarken dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var.
Bir kurumun 2025 yılında yüksek kullanım oranına sahip olması ve kullanım performansı, 2026 yılında mutlaka yüksek oranda hibe artışı elde edeceği anlamına gelmiyor.
Çünkü kullanım performansı tek başına belirleyici değil. Kurumun hangi kategoride bulunduğu da uygulanacak katsayıyı belirliyor. Örneğin önceki hibe edilen tutarlar bakımından 400-500 bin avro kategorisinde yer alan 15 kurumun 2026 sonuçlarına bakıldığında, grubun tamamında düşüş görülüyor.
Aynı kullanım performansına sahip iki kurum, önceki tahsis edilen hibe tutarları bakımından farklı gruplarda bulunuyorsa 2026 yılında tamamen farklı sonuçlarla karşılaşabilir. Yani yüksek hibe alan bu kurumları yalnızca “başarılı oldukları için daha fazla hibe aldılar” şeklinde açıklamak da hatalı bir yorum olarak değerlendirilebilir.
Özellikle yüksek hibe tahsis edilen kurumlarda geçmiş performansın olumlu olması, sistem tarafından sınırsız bir büyüme imkânına dönüştürülmüyor. Buna karşılık daha düşük tutarlarda hibe tahsis edilmiş olan gruplarda bulunan kurumlar, yüksek kullanım performansıyla birlikte daha yüksek artış katsayılarından yararlanabiliyor.
Talep artışına rağmen kabul edilen bütçede sınırlı bir büyüme var
2026 yılında kurumların talep ettiği toplam hibe 178,65 milyon avroya ulaştı. 2025 yılında bu tutar 161,09 milyon avroydu. Böylece toplam talep yaklaşık 17,56 milyon avro, başka bir ifadeyle %10,9 arttı.
Kabul edilen toplam hibe ise 53,26 milyon avrodan 54,54 milyon avroya yükseldi. Buradaki artış yaklaşık 1,28 milyon avro ile sınırlı kaldı ve %2,4 olarak gerçekleşti.
Bu iki değişken birlikte değerlendirildiğinde, 2026 döneminde kurumların finansman talebinin kabul edilen bütçeden daha hızlı arttığı görülüyor. Dolayısıyla başvuruların büyümesine karşın kaynakların aynı ölçüde genişlemediği bir tablo söz konusu.
Öğrenim hareketliliği öne çıkıyor
Hibe kalemleri içinde en dikkat çekici gelişmelerden biri öğrenim hareketliliğinde yaşandı. 2025 yılında 32,80 milyon avro olan kabul edilen hibe, 2026’da 35,15 milyon avroya yükseldi. Artış yaklaşık 2,35 milyon avro ve %7,2 düzeyinde.
Öğrenci hareketliliğinin toplamına bakıldığında da benzer bir tablo var. Öğrenim ve staj hareketliliklerinin toplamı 41,01 milyon avrodan 42,18 milyon avroya çıktı. Ancak bu artışın temel kaynağı öğrenim hareketliliği oldu.
Çünkü aynı dönemde staj hareketliliği için kabul edilen hibe 8,21 milyon avrodan 7,03 milyon avroya geriledi. Yaklaşık 1,18 milyon avroluk bu düşüş, %14,4’lük bir azalmaya karşılık geliyor.
Bu nedenle öğrenci hareketliliğindeki genel artışın, hareketlilik türleri arasında eşit dağılmadığını da söylemek mümkün. Öğrenim hareketliliği güçlenirken staj hareketliliği belirgin biçimde küçülmüş durumda.
Personel hareketliliğinde gerileme
Personel hareketliliğinde ise 2025’ten 2026’ya doğru ters yönde bir değişim görülüyor.
Ders verme hareketliliği için kabul edilen hibe 2,47 milyon avrodan 2,34 milyon avroya, eğitim alma hareketliliği ise 2,40 milyon avrodan 2,34 milyon avroya geriledi.
Böylece personel hareketliliğinin toplam hibesi 4,87 milyon avrodan 4,68 milyon avroya düştü. Toplamdaki azalma yaklaşık %4.
Bu açıdan 2026 döneminin genel görünümünde öğrenci hareketliliği lehine, personel hareketliliği aleyhine bir yönelim dikkat çekiyor.
KA131’de “Eşitleme” Nasıl İşledi ve Neden Bazı Kurumlar Geriledi?
KA131 2025 → 2026 sonuçlarında görülen değişimleri yalnızca “eşitleme” olarak açıklamak, sistemin işleyişini tam olarak yansıtmıyor. Ulusal Ajans tarafından yayımlanan KA131 hibe dağıtımına ilişkin belgede yer alan EK-3’teki kriterler incelendiğinde, dağıtımın kurumların 2025 yılındaki ana dağıtım büyüklüğüne ve geçmiş kullanım performansına göre belirlenen katsayılarla yapıldığı görülüyor.
211 kurumun verisi üzerinde bir korelasyon analizi yaptığımda bunu destekleyen bir bulguya ulaşıyoruz. 2025 ana dağıtım tutarı ile 2026’daki değişim arasında orta düzeyde ve anlamlı bir negatif ilişki var (Spearman ρ = -0,575; p < .001). Başka bir ifadeyle, önceki tahsis edilen hibe tutarı arttıkça 2026’da görülen artış oranı azalıyor.
Kademeler arasındaki fark oldukça belirgin:
- 0–100 bin €: Ortalama değişim +%25,4
- 100–200 bin €: +%15,3
- 200–300 bin €: +%6,5
- 300–400 bin €: -%1,5
- 400–500 bin €: -%9,9
- 500 bin € ve üzeri: -%8,9
Özellikle 400–500 bin avro grubunda katsayıların %0 olması dikkat çekiyor. Yani bu kategorideki kurumlar, kullanım performansları yüksek olsa dahi pozitif artış katsayısından yararlanamıyor.
Dolayısıyla 2026 sonuçlarını değerlendirirken yalnızca kurumların performansına bakmak yeterli değil. Tahsis edilen hibe tutarlarının geçmiş kullanım oranı ve bu değişkenlere göre uygulanan katsayı birlikte değerlendirilmelidir.
Kısacası, burada söz konusu olan rastgele bir “eşitleme” değil; önceki tahsis edilen hibe tutarının büyüklüğüne göre farklılaşan sistematik bir dağıtım mekanizmasıdır.
BIP hızlı büyüyen alanlardan biri
Karma Yoğun Programlar (BIP) ise karşılaştırmanın en hızlı büyüyen kalemlerinden biri.
BIP kapsamında kabul edilen hibe 635,6 bin avrodan 868,4 bin avroya yükseldi. Yaklaşık 232,8 bin avroluk artış, %36,6’lık bir büyümeye karşılık geliyor.
Üstelik BIP’teki artış yalnızca hibe tutarıyla sınırlı değil. Bu kapsamda hibe alan kurum sayısı da 104’ten 110’a yükseldi.
Bu gelişme, BIP’in 2026 döneminde kurumların uluslararası hareketlilik stratejileri içinde daha görünür bir konuma geldiğine işaret ediyor.
Kurumsal destek hibesi ise daha istikrarlı bir görünüm sergiledi. 6,74 milyon avrodan 6,81 milyon avroya çıkan tutardaki değişim %1 civarında kaldı.
En yüksek artışlar hangi kurumlarda?

Kurumlar tek tek incelendiğinde, kabul edilen toplam hibe tutarındaki mutlak değişim bakımından Kadir Has Üniversitesi, Doğuş Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi öne çıkıyor.
Kadir Has Üniversitesi’nin kabul edilen hibesi yaklaşık 77 bin avro, Doğuş Üniversitesi’nin 68 bin avro ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin yaklaşık 66 bin avro arttı.
Buna karşılık Marmara Üniversitesi yaklaşık 241 bin avroluk düşüşle en yüksek azalışın görüldüğü kurum oldu. Ankara Üniversitesi yaklaşık 121 bin avro, Süleyman Demirel Üniversitesi ise yaklaşık 91 bin avro düşüş yaşadı.
Bu sonuçlar, büyük üniversitelerin tamamının KA131’den faydalanma bakımından aynı yönde hareket etmediğini; kurum bazında hibe değişimlerinin oldukça farklılaşabildiğini gösteriyor.
Asıl dikkat çekici grup: Yedi kalemin tamamında artış sağlayanlar

Kurumların performansını yalnızca toplam hibe değişimi üzerinden değerlendirmek bazı ayrıntıları gözden kaçırabilir. Bu nedenle yedi ayrı kabul kalemindeki değişimler birlikte ele alındığında daha dengeli bir karşılaştırma yapılabiliyor.
Bu yaklaşımda öğrenim, staj, ders verme, eğitim alma, kurumsal destek, BIP ve toplam kabul edilen hibe kalemleri ayrı ayrı değerlendirildi.
Sonuç oldukça dikkat çekici: 11 kurumun yedi kalemin tamamında artış sağladığı görüldü.
Bu grubun başında %66’lık toplam artışla Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi yer aldı. Onu %65,7 ile Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve %47,4 ile İzmir Demokrasi Üniversitesi izledi.
Doğuş Üniversitesi %38,5, Mudanya Üniversitesi %35,8, Sinop Üniversitesi %35 ve Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi %33,3’lük artışlarla dikkat çekti.
Bitlis Eren Üniversitesi, İstanbul Kent Üniversitesi, İstanbul Atlas Üniversitesi ve Bezmi Alem Vakıf Üniversitesi de bu grupta yer aldı.
6/7 artış gösteren 69 kurum
Daha geniş bir gruba bakıldığında ise 69 kurumun yedi kalemin altısında artış sağladığı görülüyor.
Bu kurumlar, tüm kalemlerde artış yakalayamamış olsa da genel olarak geniş tabanlı bir büyüme sergiliyor. Örneğin toplam hibe açısından güçlü artış gösteren bazı üniversitelerin tek bir kalemde yaşadığı sınırlı gerileme, onları yedi kalemin tamamında artış sağlayan 11 kurumun dışında bırakıyor.
Bu ayrım önemli. Çünkü yalnızca toplam hibe değişimine bakıldığında birbirine benzer görünen iki kurum, hibe kalemlerinin dağılımı açısından oldukça farklı bir performans sergileyebilir.
Vakıf üniversiteleri dikkat çekiyor


2026 döneminde bazı vakıf üniversitelerinin KA131 kapsamındaki hibe performansları bakımından olumlu yönde ayrıştığını düşünebiliriz. Ancak bu bulguyu tüm vakıf üniversitelerine genellemek yerine, özellikle istikrarlı artış gösteren kurumlar bağlamında değerlendirmek daha doğru olabilir.
Aynı şekilde Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi ile Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi gibi daha düşük başlangıç değerlerine sahip kurumların yüksek yüzdesel artışları da ayrıca değerlendirilmelidir. Düşük bir başlangıç tabanı, küçük miktardaki mutlak değişimlerin yüksek oransal artışlar olarak görünmesine yol açabilir.
Sonuç
2025-2026 karşılaştırmasının ortaya koyduğu temel sonuç, KA131 bütçesinde sınırlı bir toplam büyüme yaşanırken kaynakların hareketlilik türleri ve kurumlar arasında aynı biçimde dağılmadığıdır.
Öğrenim hareketliliği ve BIP güçlü biçimde öne çıkarken staj ve personel hareketliliklerinde gerileme görülüyor. 2025 ve 2026 yıllarında KA131’den yararlanan kurum sayısı neredeyse aynı. Buna karşılık kurumların talep ettiği toplam hibe %10,9 oranında artmış.
Kurumlar arasındaki tablo da oldukça heterojen. Bazı üniversiteler hemen her hibe kaleminde büyürken bazıları toplam hibede gerileme yaşıyor. Bu nedenle KA131 performansını değerlendirirken yalnızca “ne kadar hibe alındığına” bakmak yeterli değil.
Daha anlamlı bir değerlendirme için toplam hibe değişimi, hibe kalemlerinin dağılımı, hareketlilik türlerindeki yönelim ve kurumun farklı kalemlerdeki performansının birlikte ele alınması gerekiyor.
2026 verileri bu açıdan, Erasmus+ KA131’de niceliksel büyümeden çok kaynakların hangi hareketlilik biçimlerine ve hangi kurumlara yöneldiğini tartışmayı gerektiren bir tablo ortaya koyuyor.
Verileri ve bulgulara ait Excel tablosunu da sizlerle paylaşayım.
Verilere ve analizlere ulaşmak için buraya tıklayın: KA131_2025_2026_Degisken_Bazli_Karsilastirma
Sevgiler, selamlar.
Doç. Dr. Fatma Betül KURNAZ